|
|
|
|
21.10.07, 23:03
|
#31
|
Uzman
Üyelik tarihi: Mar 2004
Mesajlar: 4.727
Tesekkür etmis: 32
Tesekkür almis 155 -> 113 Konu
|
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
Ana bu sabah yine erken uyandık
Botları boyadık,düzeni yaptık
Sabah sabah iştimada dimdik ayaktaydık
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
Bir emir geldi babacan komutandan
Araçlara bindik tam teşhizat hep bir andan
Karamanlı başladı dua okumaya ağzından
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
Mataramda ki su sanki zem zemdi
Tetiğim gül oya,süngüm bir çiçekti
Yüreğimde ki sevda daha bir depreşti
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
Sen geldin aklıma giderken göreve
Sivaslının gözündeki yaşa takıldı aklım
Sordum kendi kendime acep niye
Biliyordu o da kavuşmayacaktı nişanlısı Emine'ye
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
Bir ses duyuldu önce kulaklarım oldu sağır
Az sonra geldim kendime koştum cenke
Arkadaşlar dökülüyordu tek tek yere bağır ALLAH diye bağır
Gözümde ki yaş düşmüştü gönlüme orda oldu kahır
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
Vatan içindi dökülen kanlar yere
Çakallar karşı cephede mehmetçikler yerlerde
Tokatlı,Yozgatlı düşmüş kalmışlar üst üste
Allahım sen onlarında gazasını mübarek eyle
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
Doğduğum anı bilmem ama anam
Ölürken son sözüm oldu VATAN
Helaldir ona bu uğurda verilen her can
Ana ağlamaysın oğlun oldu şehit OSMAN
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
VATAN SAĞOLSUN
__________________
Güveni geliştirmek yıllar alıyor.Yıkmak bir dakika..
|
Offline
|
|
|
|
|
21.10.07, 23:06
|
#32
|
Uzman
Üyelik tarihi: Mar 2004
Mesajlar: 4.727
Tesekkür etmis: 32
Tesekkür almis 155 -> 113 Konu
|
İŞTE O ŞİİR
Oğlun Şehit... çatma kaşını Anne
Metin ol da dik tut başını Anne
Gel; öp... kokla... mezar taşımı Anne
Akıtma gözünden yaşını Anne!
Olsa da bu dünyada gönlün ezik
Eğilme kimseye tut başını dik!
Bu duygular bize tanıdık bildik
Akıtma gözünden yaşını Anne!
Ölüm vaktin gelsin kavuşacağız
Albayrak altında buluşacağız
Mahşerde birleşip sarılacağız
Akıtma gözünden yaşını Anne!
Bitmedi soysuzlar ona yanarırm
Dökülen bunca masum kana, yanarım
Öldüğüme değil, sana yanarım
Akıtma gözünden yaşını Anne!
Bizler bedeni olmayan diriyiz
Şanlı Peygamlerin Askerleriyiz
Kanımızla vatanın vergileriyiz
Akıtma gözünden yaşını Anne!
Ya devlet başa ya kuzgun leşe
Vermeyiz kimseye vatanı beleşe
Hele hele üç beş soysuz gebeşe
Akıtma gözünden yaşını Anne!
Siyasiler çıkar adlı oyunda
Oyunlar oynandı hep bizim kanda
Babam, gardaşlarım, yarim bir yanda
Akıtma gözünden yaşını Anne!
Oyunlar oynanıyor kanımızda
Feryatlar kopar yürek kapımızda
Cenazede olurlar yanımızda
Akıtma gözünden yaşını Anne!
Sen Şehit Anasısın gurur duy Anne
Bugün bizim için hem şölen hem toy Anne
Türk; tarihe yön veren o asil soy Anne
Akıtma gözünden yaşını Anne!
__________________
Güveni geliştirmek yıllar alıyor.Yıkmak bir dakika..
|
Offline
|
|
|
|
|
21.10.07, 23:10
|
#33
|
Site Ondan Sorulur
CHAT GÖREVLISI
Üyelik tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 168
Tesekkür etmis: 102
Tesekkür almis 149 -> 18 Konu
|
Ey Nebi -Naat-
Ey nebi,
Sen yürürken dağlar titrerdi
Bulutlar üzerinden hiç eksilmezdi
Yağmur senin eserindi
Çöldeki güller seninle yeşerdi
Ey Resul, hüzzam çiçeklerinin yağmurusun
Ruhunla Fethettiğin diyarlardan geliyorsun
Buram buram terleyen şarkılar seni konuşsun
Ölümsüz sevdaların, mutlu sonusun, sembolüsün
Hasretin vuslata döner mi bilemem
Ağlasam gözyaşları mı silemem
Kalbimde filizlenen aşkını söndüremem
Ey nebi, seni rüyamda görmek yetmez bana
Gönül çölümde açan bir gülsün
Bana da şefaat eyle, yüzüm gülsün
Ben sevdaların yenik süvarisi
Senin yolunda kılıcım demirde dövülsün
Islak bakışında, yağmura gebedir gözlerin
İmanı çağırır gönlüme sözlerin
Allah için yanar sönmez közlerin
Ey nebi, kuşlar kanadında taşır seni
Güller yaprağında kokunu saklar.
Sana aşıkların yanaklarında
Gözyaşları ırmak gibi vadi yapar
Sana kavuşmayı özlemek özlem topraklarında
Cömert dünyanın bencil insanlarıyız
Merhamet denizini kurutanlarız
Senin rahmetinden çok uzağız
Ey Nebi! Bizi affet senin duana muhtacız
Ey Nebi, bulutlar ağlardı sen ağladığında
Aynı secdeye baş koyduğun Haticenin mezarında
Ama davan öyle büyüktü senin
Bu acı neydi ki karda ateş kalırdı
Baktığın aynada hayalin olmak
En çok neyi isterdim, bilir misin?
Peygamber Mescidi yapılırken, taşıdığın taş olmak
Güneş olup seni terletmekten korkmak
Sen gitmedin ey sevgili
Elim gitti, ayağım gitti
Bedenime can veren yüreğim gitti
Sensiz öksüz, yetimim şimdi.
Ey mübarek kutlu beldenin efendisi
Soldu bahçemizde güllerin al rengi
Dikenler kanatır oldu sözlerini unutalı
İmanımız buz kalıbı, kin sevgiyi esir aldı
Nefis denen azgın at, bize hakim oldu
Hırs,ihtiras bütün benliğimizi yuttu
Kur-anın sureti, siretinin yollarını tuttu
Ey Resul, kalbimiz seni anmayınca pas tuttu
Çöl gecelerinde Ashabının okuduğu Kur-anla
Mest olurdu onu dinleyen nice melekler
Yürürken bile ağlardı Allah korkusuyla
Müşriklerin korktuğu korkusuz Ömer
Bütün cehennemi içine alacak kadar
Genişti Ebu Bekir Sıddıkın yüreği
Çünkü kalbini böyle güçlü yapan kor
Sana duyduğu aşkın meyvesiydi Ya Resulullah
Onu andıkça kılıcının pası silinirdi Alinin
Zülfikar kılıcı, kınından Allah için çıkardı
Hayber Kalesinin kapısını elleriyle kırmıştı.
Sen Müşriklerin önünden görünmeden geçerken
Senin yatağında senin yerine yatıyordu
Yürekliydi Ali Allahın arslanıydı
Sana biat eden yaşı en küçük yiğitti
Ey Nebi, sana inanmak bile bir başkaydı
Osman gibi servetimi senin yolunda
Senin davan için harcamak vardı
Değil bir kere, bin kere ölmek bile az gelirdi
Hamza kadar olmasa da
Senin yanında savaşmak vardı Ya Resulullah
Ey Nebi; ne zaman o gül şehrine gelsem
Bastığım her yer gül kokar
Gönül ayrılmak istemez senden
Ömrümde bir kez yollarında ölsem
Bismillah demen kafiydi silerdi kılıçların pasını
Ashabın yarışırdı vermek için senin yolunda canını
Namazdayken bile omzunda taşırdın Hüseyinle Hasanı
Ey Nebi, sen bülbülün gülü, sen sevdaların gönülüsün
Ey nebi sesini duyur bize
Sesini duyur hasretinle inleyen gönüllere
Bir bengisu ol kurak kalbimize
Çöle dönüşmeden ruhumuz
Sevginle yeşersin umudumuz
Ey nebi, sen Medineye hicret etmiştin
Ben sana senin yoluna hicret ediyorum
Gül sözlü, gül yüzlü efendim, peygamberim
Varlığınla ruhuma nur salan güneşim
Şehitlerin arzusu gibi senin için bin kere öleyim
Senin hürmetine kabul edilir dualar
Seni anan kasideler gönüllere huzur sunar
Güllerin en güzeli senin ismindir ya Muhammed
Şefaatinle affedilir günaha batmış insanlar
Ey Nebi, seni bekleyen kuşlar özleminle dile gelir
Bülbüller susar, güller kırmızı rengiyle konuşur
Çölde dara düşen ceylan seni duyunca kurtulur
Boynu bükük güvercin senin zafer muştunla sevinir
Nur yüzünde, güneş kalbinde aydınlık sende
Hira mağarasında tefekküre dalıp gittiğinde
Uyanırsın aniden Hakkın "oku" emriyle,
Cebrailin kanatlarında okumayı bilmesen de
Ve sonra bir okuyuşta Kur-anı ezberlediğinde
Güvercinden bekçi olsam mağaranda
Seni saklasam ben yüreğimde
İzini örümcek, yüzünü güvercin gizler
Sana bir şey olsa Ayşenin kalbi sızlar
Vuslatınla açılır, kör karanlığa alışkın gözler
Ey Nebi, denizler ikiye yarılır senin doğuşunla
Gül baharı, bahar Nisanı bekler
İsa Peygamber senin geleceğini müjdeler
Saklanır hakikat yalanın toprağını deler gerçekler
Ya Muhammed! Gülüşün bir mehtaba benzer.
Hüznün lirik ritmine seyyah olan sevdam
Karanfilin koynunda ayak bastığın kumlara kilim olsam
Çiçekler balını dikenlerin gölgesinde saklar
Sözler deryasında inci olan sözlerinle çağlasam
İkliminde gönüllere ferah veren kelimelerin
Hiddet içinde sana gelenler sakinleşip durulur
Mümin olup ashabın olurlar saf değiştirir düşmanların
Yolunda ölenler çoğalır kızlar gömülmekten kurtulur
Yıldızlar ağlıyormuş, duydun mu ya Resulullah
Gözyaşları sel olmuş, zambaklar kurumuş ya Resulullah
Sen Rabbine kavuşurken ayrılık gam verir seni sevene
Sana kavuşunca şehitler cennette senin köşkünde
Şefaatini esirgeme bizde sana kavuşalım Ya Resulullah!
|
Offline
|
|
26.10.07, 17:03
|
#34
|
Herkonu.com Fanatik
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 229
Tesekkür etmis: 56
Tesekkür almis 39 -> 4.294.967.276 Konu
|
Al***305;nt***305;:
nezz´isimli üyeden Al***305;nt***305;
Bu ResımdE BendeN OlsuN
|
bu resme bende delüü oldum yawwwww
__________________
| | eN qüZeL ŞiiRLeRiMLe KaLeMe aDıNı SaYıKLaTıRıM ! oDaMıN HaYaLeTiSiN SeSSiZLiĞiNe aŞıĞıM !! |
|
Offline
|
|
|
Şahadet Var!!!(şehitlerimize) |
|
18.12.07, 08:20
|
#35
|
O Artik Bizden
Üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 56
Tesekkür etmis: 3
Tesekkür almis 64 -> 4.294.967.088 Konu
|
Şahadet Var!!!(şehitlerimize)
ŞAHADET VAR!
Vatan yolunda kurbanlar adanan
Toprağı kan ile besleyen şehitler veren
Senin için anadan,babada, yardan ayrılan
Yılmadan yıkılmadan senin için şehitler veren
Şehitlik için şahadet için biz burdayız!
Fedadır sana son damlasına kadar kanımız
Toprak yeni bir ölüme hazırlanmışsa biz hazırız
Hüzün yok! korkmak yok!şahadet var
Vatan için sevği için sonunda şahadet var
Bu kanlı topraklarda ne canlar yaşayacak
Benim kanım bu canlar için fedadır.
Çoskun bir dere gibi akan kanım!
Kardaşım kaz mezarı belki orda ben yatarım
Şehit olsamda kanlı toprağımda ben yatsam....
Ertuğrul ZENGİN
__________________
Bu dünya aslinda bir gurbet,
Ezelden ayriyiz biz bilmeden
Sonu gelecek elbette ayriligin
Göcüp gidersek biter belki bu gurbet
|
Offline
|
|
24.02.08, 23:37
|
#36
|
Uzman
Üyelik tarihi: Mar 2004
Mesajlar: 4.727
Tesekkür etmis: 32
Tesekkür almis 155 -> 113 Konu
|
'Güneş' şehitlerinin anısına
'Vurulmuş alnından tertemiz uzanmış yatıyor/
Bir hilal uğruna yarab ne güneşler batıyor...
Şehitlerimize son görev...
Hepsi kınalı kuzu...
Anaların, yarların gözbebeği...
Çoğu gönüllü talip olmuştu kara harekatına...
"Önce vatan" demiş, düşmüşlerdi karlı dağ yollarına...
Vatanlarından uzakta...
Vatanlarına GÜNEŞİ getirmek için çarpıştılar yüreklice...
Dondurucu soğukta, hain pusularla donanan dağlarda...
Şehit kanları ıslattı beyaz karları...
Güneş gibi kıpkırmızı al bayrağa sarılı döndüler baba ocaklarına...
Türkiye 'GÜNEŞ' şehitlerine ağladı bu kez...
Yürekler kor gibi yansa da "Vatan sağolsun" haykırışı yükseldi cenazelerden...
Ve bir de "Kandil'i almadan dönmeyin" sloganı...
__________________
Güveni geliştirmek yıllar alıyor.Yıkmak bir dakika..
Konu Hasani tarafından (24.02.08 Saat 23:40 ) değiştirilmiştir..
|
Offline
|
|
21.03.08, 17:21
|
#37
|
Super Moderator
Üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 667
Tesekkür etmis: 144
Tesekkür almis 264 -> 4.294.967.210 Konu
|
....
Al***305;nt***305;:
leonking90´isimli üyeden Al***305;nt***305;
MEHMETÇİK
Mehmet daha çok küçüksün
Mehmet
Bilmiyorsun tabii neden bu sonsuz nöbet
O kadar vaktin olmadı zaten
Ama sen ümit etmeye devam et
Mehmet, bilemiyoruz Mehmet
Böyle mi sürecek bu ilelebet
Değişir mi dünya
Döner mi devran
Sen ümit etmeye devam et
Öyle bir karanlık kutu ki insan
Kimse hakiki bir cevap veremez sorsan
Söz dediğin insan icadi lisan
Ama sen yine de hep hayattan bahset
Mehmet gitmiyor gözün gözümden
Hiç büyümemişsin, tanıdım çocuk yüzünden
Kan geldi kederden özümden
Sen anacığını düşün çok dikkat et
Mehmet küçücüksün Mehmet
İnsan soyu böyle en nihayet
Öteki desen beriki desen
Kendini de bizi de Dünyayı da affet
|
|
Offline
|
|
21.03.08, 17:22
|
#38
|
Super Moderator
Üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 667
Tesekkür etmis: 144
Tesekkür almis 264 -> 4.294.967.210 Konu
|
....
Al***305;nt***305;:
leonking90´isimli üyeden Al***305;nt***305;
MEHMETÇİK
Tarlada rençber,
Sınırda asker,
Tunç gibi gezer,
Aslan Mehmetçik.
Anası Vatan,
Babası Vatan,
Kalplerde yatan,
ASLAN Mehmetçik.
Yeldir aşar o,
Seldir taşar o,
Ölmez yaşar o,
Aslan Mehmetçik.
|
|
Offline
|
|
21.03.08, 17:32
|
#39
|
Herseyden Haberi Var
Üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 927
Tesekkür etmis: 306
Tesekkür almis 587 -> 159 Konu
|
çok hoşuma giden bir şiirdi.
tarihi eski.
revize etmek istedim.
Taşıdığın için teşekkürler.
|
Offline
|
|
|
|
|
22.03.08, 09:31
|
#40
|
Herseyden Haberi Var
Üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 927
Tesekkür etmis: 306
Tesekkür almis 587 -> 159 Konu
|
Ahmet Asker
Her Anadolu evladının hayatında askerliğin farklı bir yeri vardır. Bu, kültürümüzde çeşitli şekillerde kendini göstermektedir. Askere gidenler davul ve zurnayla gönderilir, onlara kurbanlar kesilir.Askerliğini yapmayana kız bile vermezler, Anadolu***8217;da.
Ahmet, saf bir Anadolu çocuğuydu. Her şeye safiyane yaklaşır, kimseyi kırmak istemezdi. Askerlik vakti gelmişti. O da diğer askerliğini yapanlar gibi arslanlar gibi gidip, askerliğini yapıp gelecek ve köyde havasını atacaktı. Belki de sevdiği kızla evlenecekti askerlik dönüşü, kim bilir!
Bu düşüncelerle gitti askere. Askerlikte nelerle karşılaşacağını bilmiyordu tabi. Gerçi askere gidenlerden birçok hatıra dinlemişti`, ama yaşadıklarıyla anlatılanların arasında dağlar kadar fark olduğunu sonradan anlayacaktı.
Havacı olarak yapacaktı askerliğini. Üç aylık acemiliğini Kütahya***8217;da yaptıktan sonra usta birliği İzmir Çiğli Hava üssüne çıkmıştı.15 ayını burada geçirecekti. Burada askerler, pilot adaylarının daha iyi eğitim almaları için geri hizmeti yapıyorlardı. Yani askerlik için rahat bir yerdi.İzmir***8217;in dezavantajı, yazın çok sıcak olması ve nemden dolayı da insanı bunaltmasıydı.
Acemilikte çok sıkıntı çekmişti. Saf olduğu için arkadaşları onun iyi niyetini suistimal ediyor, onu kendi menfaatleri doğrultusunda kullanıyorlardı. Ama o her şeye sabretmiş ve usta birliğine teslim olmuştu. Hava üssünde pilotların bağlı bulundukları filolar vardı. Ahmet de bu filoların birinde pilotlara hizmet etmekle vazifelendirilmişti. Mesai saatlerinde, pilotların çay, kahve gibi içecek ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyordu. Daha ilk günlerden itibaren safiyane görünüşüyle herkesin ilgisini çekmiş, sevgisini kazanmıştı. Mesaiden sonra bütün pilotlar evlerine gittiklerinde, filoda kalan askerler kendilerince gülüp eğleniyorlar, rahatça istedikleri her şeyi yapıyorlardı. Mesai içinde tabi ki ast üst disiplini içerisinde hareket ediyorlar, haliyle sıkılıyorlardı. O nedenle mesainin bitmesini dört gözle bekliyorlardı. Fakat akşamları nöbetçi subayın ani baskınları olmuyor değildi. Bu çok nadir olurdu.
Yine bir gün mesai bitmiş, akşam Ahmet ve arkadaşları kantinde televizyonun karşısına geçmişler, çaylarını yudumlayarak vakit geçiriyorlardı. Etrafı dağıttıklarının farkında değillerdi. O gece en belalı subayın, Yüzbaşı Hurşit***8217;in nöbetçi olduğunu unutmuşlardı. Belalı birisiydi. Hatasını gördüğü askeri topluluk içinde azarlamaktan zevk alırdı.
Hiç beklemedikleri bir anda nöbetçi subay filoya geldi. Onun geldiğini gören askerler hemen kendilerine çekidüzen vererek ayağa kalktılar. Nöbetçi subay ortalığın dağınık olduğunu görünce küplere binmişti. Öfkeyle, orada bulunan askerlere ateş püskürüyordu: ***8216; Siz ne biçim askersiniz? Burası ne böyle? Babanızın çiftliği mi burası? Hepinizi disco***8217;ya (askerde cezaevinin ismi discoydu) göndereceğim.***8217;
Bu arada Ahmet, şaşkınlığın verdiği ürpertiyle olanları izliyor, izlerken de kendi içinde düşünüyordu: ***8216; Bu olayı bu kadar büyütmenin alemi ne? Bu kadar bağırıp çağıracağına biraz daha yumuşak davranabilir. İşin ucunda ölüm yok ya! Zaten anadan, babadan, memleketten uzağız`, bir de bu olay***8230;hiç de çekilmiyor.***8217;
Ahmet bunları düşünürken nöbetçi subay hala öfkesini kusuyordu: ***8216;Size askerliğin ne demek olduğunu göstereceğim. Sizi ananızdan doğduğunuza pişman edeceğim ve sizi asla affetmeyeceğim.***8217;
Askeriyede rütbeler yıdızlarla ifade edilirdi. Bir yıldız sahibi teğmen, iki yıldız sahibi üsteğmen, üç yıldız sahibi yüzbaşı***8230;
Ahmet daha fazla dayanamadı ve nöbetçi subaya: ***8216;Komutanım!***8217; dedi. Açık olan pencereden eliyle gökyüzündeki yıldızları göstererek: ***8216;Milyarlarca yıldıza sahip olan Yüce Mevla, verdiği onca nimetine karşı, kendisine asilik yapan kullarını affediyor da`, omzunuza üç yıldız takmış olan siz, bu ufacık hadiseden dolayı bizlere olmadık laflar ediyor, bizi affetmeyeceğinizi söylüyorsunuz.***8217;
Ahmet***8217;in bu beklenmedik çıkışı karşısında herkes donakalmıştı. Nöbetçi subay da ne yapacağını şaşırmıştı.İstese Ahmet***8217;i üste itaatsizlikten disco***8217;ya gönderebilir, askerliğini uzatabilirdi.Öfkesinden gözleri büyümüştü.Yutkundu.Biraz durduktan sonra, hiçbir şey söylemeden geriye dönüp gitti.
Filoya sessizlik hakim olmuştu. Kimseden çıt çıkmıyordu.Herkes Ahmet***8217;in nöbetçi subaya verdiği cevabı düşünüyor, olayı anlamaya çalışıyorlardı.Halbuki nöbetçi subayın en çok sevdiği bir şeydi bu tip durumlarda bir insanı azarlamak ve ona haddini bildirmek.
Belki de bu olayın tatsız neticelenmemesi, Allah***8217;ın, iyi niyetliliğinden, saflığından dolayı Ahmet***8217;e verdiği bir lütuftu. Çoğu asker de böyle düşünüyordu.
|
Offline
|
|
Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir)
|
|
Seçenekler |
|
Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:38 .
|
|